Ankara’da yaklaşık 400 milyon dolarlık miras davası
Dikmen Vadisi’ndeki 400 Milyon Dolarlık Arazi İçin Hukuki Mücadele Başladı: Mirasçılar Belediyeye Karşı Dava Açtı!
Ankara’nın Çankaya ilçesinde yer alan Dikmen Vadisi’nde, büyük bir hukuki mücadele yaşanıyor. 87 bin 422 metrekarelik bir alan üzerinde hak iddia eden Akkız Aydoğan’ın mirasçıları, Ankara Büyükşehir Belediyesi ile Hazine ve Maliye Bakanlığı aleyhine dava açtı. Güncel değeri 400 milyon dolar civarında olduğu belirtilen araziler için açılan davada, hukuka aykırı tescil iddiaları gündemde.
Dava Konusu Arazi ve Yolsuz Tescil İddiaları
Ankara Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi’ne başvuruda bulunan Haydar Karaçavuş, Hazine ve Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne karşı açtığı davada, Dikmen bölgesindeki üç ayrı ada-parseldeki arazilerin yolsuz bir şekilde tescil edilerek, mülkiyetinin belediyeye devredildiğini savunuyor.
Dikmen Vadisi Son Etap Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamındaki bu parsellerdeki arazilerin büyük bir kısmı uzun yıllar boyunca Akkız Aydoğan ve ailesi tarafından kullanıldı. Ancak 1987 ile 1990 yılları arasında bu araziler Hazine adına tescil edilip, 2012’de ise Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne devredildi.
Davacılar, bu işlemin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle, taşınmazların mirasçılarına geri verilmesini talep ediyor. Bu taşınmazlar, tarım, hayvancılık ve özel mülkiyet amacıyla kullanılırken, sonrasında yapılan tescil işlemleri ile Aydoğan ailesinin mülkiyet hakkına tecavüz edildiği iddia ediliyor.
Arazi Değeri 400 Milyon Dolar!
Dava dilekçesinde, bu arazilerin güncel değerinin yaklaşık 400 milyon dolar olduğu belirtiliyor. İmar uygulamaları, kat irtifakları ve iptaller nedeniyle araziler üzerinde bir dizi hukuki işlem yapılmış ancak sonrasında taşınmazlar üzerinde herhangi bir yapılaşma gerçekleştirilmemiş. Bu durum, Aydoğan ailesinin mülkiyet hakkına yapılan haksız müdahale olarak değerlendiriliyor.
Hukuki Süreçte Yeni Gelişmeler Bekleniyor
Davacılar, arsa karşılığı inşaat yapımı için 13 Şubat 2024’te yapılan ihaleye de dikkat çekiyor. Arazinin yolsuz tescili sonucunda ailenin mülkiyet hakkının gasp edildiği belirtiliyor. Avukat Nesligül Gündüz, başvurdukları hukuki sürecin sonunda, Aydoğan ailesinin mülkiyet hakkına yapılan bu haksız müdahalenin bağımsız Türk mahkemeleri tarafından giderileceği inancında olduklarını ifade ediyor.
Kök Muris Akkız Aydoğan’ın Mirasçıları Hakkını Arıyor
Dava dilekçesinde ayrıca, taşınmazların kök murisi Akkız Aydoğan’a ait olduğu belirtiliyor. Akkız Aydoğan ve mirasçıları, yıllarca taşınmazları kullanmış ve çeşitli faaliyetler için bu alanları tarım ve hayvancılık amacıyla işlemişlerdir. Ancak yapılan yolsuz tescil işlemleri, bu kullanım hakkının hiçe sayılması anlamına gelmektedir. Haydar Karaçavuş, kök murisin alt soyu olarak bu taşınmazların yasal mirasçısı olduğunu belirtiyor.
İmar Uygulamaları ve Hukuka Aykırı İşlemler
Davada dikkat çeken bir diğer önemli nokta, imara açılan arazilerin hukuka aykırı işlemlerle kat irtifaklarına ve imar uygulamalarına konu edilmesidir. Ancak, bu işlemler sonrasında araziler üzerinde herhangi bir yapılaşma yapılmamış, kat irtifakları iptal edilmiştir. Bilirkişi raporları, tapu kayıtları ve hava fotoğraflarının incelenmesi ile taşınmazların kadim kullanım şekilleri ve kök tapu kayıtlarının ortaya konacağı ve bu sayede yolsuz tescil işleminin ispatlanacağı belirtiliyor.
Tapu Kayıtları ve Bilirkişi Talepleri
Davanın ilerleyen süreçlerinde, Ankara Çankaya Tapu Müdürlüğü’ne yazılacak müzekkere ile taşınmazların geçmiş tapu kayıtları, tahrir defteri kayıtları, hava fotoğrafları ve tesis kadastro tutanakları talep edilecek. Ayrıca, bilirkişi raporları ve mahalli bilirkişi incelemeleri de yapılacak. Tüm bu belgeler ışığında, taşınmazların kadim kullanım şekli ve kök tapu kayıtları incelenerek, davacılar lehine hukuki durumlarının belirlenmesi talep ediliyor.
Dikmen Vadisi’nde büyük bir değer taşıyan bu arazilerin mülkiyeti ile ilgili dava süreci, hem hukuki açıdan önemli bir sınav niteliği taşıyor hem de başka büyük projelerin önü açılabilecek bir hukuki emsal oluşturabilir.
Bu dava, sadece Dikmen Vadisi değil, tüm Ankara için büyük bir hukuki anlam taşıyor. Belediyeler ve Hazine tarafından yapılan tescil işlemlerinin hukuka aykırı olması, mülkiyet hakları ve kamulaştırma süreçlerinin nasıl işlediğine dair önemli bir soru işareti yaratıyor. Bu süreçte hukukun üstünlüğü ve toplumsal adaletin sağlanması adına atılacak adımlar, her zaman olduğu gibi büyük önem taşıyor.
AnkaraHaberler.com