Mehmet Altan yazdı: Ankara duymaz, U2 ve Bono duyar.
Türkiye’nin unutulmaz kayıplarından biri olan Fehmi Tosun’un kaybolduğu 1995 yılından sonra, ardında bıraktığı çığlıklar hala duyulmuş değil.
Ancak bir zamanlar, dünyanın en ünlü rock gruplarından biri olan U2 ve solisti Bono, Türkiye’deki faili meçhul olayların duyulması için büyük bir adım atmıştı.
U2’nun, Fehmi Tosun’un kayboluşunu 1997 yılında çıkardıkları albüme taşıyarak dünyaya duyurması, bir dönüm noktasıydı. Ancak 30 yıl sonra, Türkiye’deki yetkililerin ve toplumun büyük bir kısmının gözleri hala kapalı, kulakları ise hala duymazdan geliyor.
“Bugün Arife günü. Herkes mezarlığa koşuyor ama maalesef biz Galatasaray’a koşuyoruz.”
Bu sözler, Fehmi Tosun’un eşi Hanım Tosun’a ait. Bir arifede, her yıl olduğu gibi Galatasaray Meydanı’na gitmek zorunda kalıyorlar. Mezarı yok, mezar taşı yok, nerede gömülü olduğunu dahi bilmiyorlar.
Fehmi Tosun, 1995 yılında gözaltına alındıktan sonra bir daha haber alınamayan Diyarbakırlı bir vatandaş. Birçok kayıp gibi, devletin ve toplumun ilgisizliğinden dolayı adı anılmadı, ardında hiçbir iz bırakılmadı.
Hanım Tosun, “Bugün de yine sabah erkenden hiçbir şey yapmadan Galatasaray’a koştuk. Niye? Çünkü mezarları yok. Hangi kimsesizler mezarlığında olduğunu bilmiyoruz,” diyerek, yıllardır süren bu kocaman boşluğa dikkat çekiyor.
Bu yıl, Galatasaray Meydanı’nda yapılan protestolar yine toplandı. Arife gününde gözaltında kaybolanların aileleri, kayıpların anısına ve adaletin sağlanması için hep birlikte seslerini yükseltiyorlar. 30 yıl önce Türkiye’nin kulakları kapalıydı, şimdi de hâlâ benzer bir tabloyla karşı karşıyayız. Sosyal medya ve dünya kamuoyunun da etkisiyle kayıplarının ardında duran bu aileler, “Bir tek U2 duydu.” diyor.
U2 ve Bono’nun Türkiye’deki Kaybolanlar Konusundaki Duyarlılığı
1997 yılında U2, Türkiye’deki faili meçhulleri dünyaya duyurmak adına popüler albümünün kapağına “Remember Fehmi Tosun, ‘disappeared in Turkey October 1995’” (Fehmi Tosun’u hatırla. Ekim 1995’te Türkiye’de kayboldu) yazmıştı. Birçok insan, o dönemde Türkiye’nin içsel sorunlarıyla boğuşurken, U2 bu kaybı uluslararası bir meseleye dönüştürmeyi başarmıştı.
Yıllar sonra, 2010’da Bono ve grubun diğer üyeleri Türkiye’ye geldiklerinde, bu duyarlılıkları tekrar gündeme geldi. Bono, “Fehmi Tosun’un kaybolduğu Türkiye’yi hatırlayın.” diye seslendi.
Toplumda Fehmi Tosun’un adını anan belki de tek küresel figür Bono oldu. O dönemde, Fehmi Tosun’un ailesiyle bir araya gelen U2, “Bizi yalnızca onlar duydu.” sözleriyle, dönemin Türkiye’sindeki vicdan körlüğünü sorguluyordu.
Türkiye’deki Vicdan Körlüğü ve Adalet Arayışı
Bugün, 2025 yılı Türkiye’si daha farklı bir noktada. 15 yıl önceki kayıpların ardında hâlâ bir adalet yok. Fehmi Tosun ve diğer kayıpların, gözaltında kaybolanların ardındaki faili meçhullerle ilgili tek bir adım atılmış değil. “Cinayetler alenen işleniyor, ama katiller açıkça korunuyor.” diye ekliyor Hanım Tosun, bu cümlesiyle ülkedeki vahim durumu gözler önüne seriyor.
Bir yanda, uyuşturucu bataklıkları ve cinayetlerin aleni şekilde işlenmesi; diğer yanda ise geçmişin karanlık dosyalarından bir türlü aydınlanmayan gerçekler…
Fehmi Tosun’un kayboluşu, toplumun belleğine kazınmış bir acı olarak hala yerini koruyor. Adaletin ve gerçeklerin ortaya çıkması için hâlâ bir irade yok. Bu durum, sadece geçmişin değil, günümüzün de büyük bir sorunu.
Bu tür olaylar, sadece aileler için değil, tüm toplum için büyük bir travma. Fehmi Tosun’un kaybolduğu dönemde toplumun duyarsız kalışı, bugünün Türkiye’sinde de aynı şekilde devam ediyor.
O gün kaybolanlar, bugünün cinayetleriyle benzer bir kaderi paylaşıyor. Ancak, toplumun her zaman doğru olanı savunması ve vicdanını dinlemesi gerek.
U2’nun bu meseleye ses vermesi, dünya çapında bir etki yaratmışken, hala içeriye doğru giden tek ses, “galip gelen” devlet politikası oluyor. Bu kayıpların ardındaki gerçekler ortaya çıkmadığı sürece, bizler de bu acıyı taşımaya devam edeceğiz.
Kaynak: P24
Haberi tam okumak için Ankara Haberler sitemizi ziyaret edebilirsiniz.