İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, 20 Ocak’ta katıldığı bir panelde yaptığı açıklamalar nedeniyle “Kamu görevlisine alenen hakaret”, “Tehdit” ve “Terörle mücadelede görev yapmış kişileri hedef göstermek” suçlamalarıyla yargılanmaya başladı. Davanın ilk duruşması, Silivri Marmara Ceza İnfaz Kurumu’nda görüldü. Savcılık, İmamoğlu hakkında 7 yıl 4 aya kadar hapis cezası talep etti.
İmamoğlu: “Yüce Türk Yargısına Kendimi Emanet Ediyorum”
İmamoğlu, duruşmadaki savunmasında kendisine yöneltilen suçlamaları reddetti ve sözlerinin “ifade özgürlüğü” kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. “Hayatım boyunca kimseyi tehdit etmedim” diyen İBB Başkanı, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek’ten randevu talep ettiğini fakat olumlu yanıt alamadığını ifade etti.
“Ben bu konuşmayı yaptım evet. Ancak konuşmamdan 1-2 dakika sonra soruşturma açıldığı haberini aldım. Böyle bir şey olabilir mi? Yargıya olan inancımı sürdürüyorum.” dedi.
Duruşma Silivri’de Görüldü, Katılım Yoğundu
Davanın ilk duruşması Çağlayan Adliyesi’nde salon yetersizliği gerekçesiyle Silivri Cezaevi’ndeki duruşma salonuna alındı. Duruşmaya, İmamoğlu’nun eşi Dilek İmamoğlu, CHP heyeti, avukatlar ve Akın Gürlek’in avukatı katıldı.
Mahkeme, Akın Gürlek’in avukatının “tehdit” ve “hakaret” suçlarıyla ilgili katılma talebini kabul etti, ancak “terörle mücadelede görev yapanları hedef göstermek” suçlaması yönünden reddetti. Duruşma, 16 Haziran Pazartesi gününe ertelendi.
İddianame Ne Diyor?
İddianamede, İmamoğlu’nun panelde yaptığı konuşmanın kamu görevlisine hakaret niteliğinde olduğu, Gürlek’in ailesini hedef aldığı ve konuşmasının ifade özgürlüğü sınırlarını aştığı iddia ediliyor.
Savcılık, İmamoğlu’nun sözlerinin:
Korku yaratmaya elverişli
Kamu görevini yürüten bir kişiyi küçük düşürmeye yönelik
Bireyin saygınlığına zarar verici
Görüş açıklamadan öte, doğrudan hedef gösterici olduğuna kanaat getirildiğini belirtti.
Ayrıca, İBB Başkanı hakkında 27 Ocak tarihli başka bir basın toplantısında yaptığı açıklamalar nedeniyle de “adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs” ve “bilirkişiyi etkilemeye çalışma” suçlarından soruşturma yürütüldüğü hatırlatıldı.
İmamoğlu’nun Siyasi Geleceği de Tehlikede mi?
İddianamede dikkat çeken bir başka unsur ise Türk Ceza Kanunu’nun 53. maddesi kapsamında kamu görevinden men istemi oldu. Yani, mahkeme İmamoğlu’nu suçlu bulursa, yalnızca hapis cezası almayabilir; aynı zamanda “TBMM üyeliği” de dahil olmak üzere tüm kamu görevlerinden men” kararı çıkabilir.
Bu durumda İmamoğlu’nun:
Belediye Başkanlığı görevine son verilmesi
Milletvekili adayı olamaması
Siyasi yasaklı hale gelmesi gibi sonuçlar da gündeme gelebilir.
Duruşma salonundaki atmosfer, siyasi tansiyonun hukuki boyuta taşındığının bir göstergesiydi. Türkiye’de yargı bağımsızlığı uzun süredir tartışma konusu.
Ancak burada farklı olan, İstanbul gibi bir metropolün seçilmiş başkanının, yüksek yargı mensuplarını eleştirdiği bir konuşma üzerinden hem ceza hem de siyasi yasak istemiyle karşı karşıya bırakılması. İfade özgürlüğünün sınırı nerede başlar, nerede biter? Bu sorunun yanıtını Haziran’daki duruşma belirleyecek gibi görünüyor.
Kaynaklar: